DOLAR 9,2468
EURO 10,7977
ALTIN 529,80
BIST 1.433
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik 19°C
Az Bulutlu

İstanbul Sözleşmesi Açıklaması

İstanbul Sözleşmesi Açıklaması
23.03.2021
79
A+
A-

İstanbul Sözleşmesi Açıklaması. Türkiye Kent Konseyleri Platformundan İstanbul Sözleşmesi Açıklaması. Türkiye Kent Konseyleri Platformu tarafından “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” hakkında basın açıklaması yapıldı.

Bilecik Kent Konseyi önünde yapılan basın açıklamasına; Belediye Başkanı Semih Şahin’in eşi Serpil Şahin, CHP Bilecik İl Başkanı Mehmet Metin Yaşar, İlçe Başkanı Berna Pamukçu, İyi Parti İlçe Başkanı Hatice Güzel, Kent Konseyi Başkanı Seyfi Özgen, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Türk Kadınlar Birliği Bilecik Şubesi Başkan Yardımcısı Neşe Erkan burada yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

İstanbul Sözleşmesi’nin, 20 Mart tarihli Resmi Gazete ’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile “Türkiye Cumhuriyeti tarafından feshedilmesine” yönelik Türkiye kamuoyuna duyurumuzdur.’’ İfadesinin Milletin iradesi olan Meclis’te oybirliği ile kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı Kararı ile çıkılamaz. Bu açıkça hukuka aykırı bir kararnamedir, acilen iptal edilmelidir. TBMM devre dışı bırakılarak, anayasa hiçe sayılarak yayımlanan kararname, iktidarın Kadın düşmanlığı ve sivil darbe uygulamalarının devamıdır. İstanbul Sözleşmesi; kadınların her türlü şiddet ve ayrımcılıktan korunması, kadın erkek eşitliğinin yaygınlaştırılması, bu amaçlar için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlanması ve uluslararası işbirliğinin yaygınlaştırılmasını sağladığı için uzun süredir iktidarın hedefindeydi. İktidar eliyle yapılan çalışmalarda halkın sadece %17’sinin İstanbul Sözleşmesine karşı olduğu, karşı olanların da radikal dini gruplar olduğu ortaya çıkmıştır. Halkın %83’üne rağmen kadınları yaşatacak adımları içeren İstanbul sözleşmesini tartışmanın ya da reddetmenin kime hizmet ettiği açıktır. Yaşamlarımızı gericiliğe, yobazlığa, bağnazlığa teslim etmeyeceğiz, yaşam haklarımızı kararnamelerle ortadan kaldırmanıza izin vermeyeceğiz. Tarikatların isteğiyle hareket eden iktidar, Kadına şiddetle mücadele edeceğini beyan ettiği İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıklarken İstanbul Sözleşmesi’nin adını bir kez bile anmadı. Geçen yıllar içinde Sözleşme ’den doğan yükümlülüklerini yerine getirmedi.

Söz konusu fesih kararı hukuki değil, siyasidir! Bu karar kadın cinayetlerinin politik olduğunun kanıtıdır. İktidar bu kararıyla, seçim pazarlıklarında elini güçlendirmek için kadınların kazanılmış haklarını kurban etmek istemektedir. Bu karar ayrıca Türkiye’nin evrensel insan hakları standartlarından kopması, demokrasiyi yadsıması ve eşitlik ilkesi, ayrımcılık yasağı gibi temel ilkelerden vazgeçmesi anlamına gelmekte ve Anayasa’nın fiilen değiştirilmesine yönelik bir adımdır. Böylece tüm toplumun temel hak ve özgürlüklerine yöneliktir ve Türkiye’de yaşayan herkesin insan hakları sisteminin dışında kalmasının önünü açmıştır.

İstanbul Sözleşmesi hakkında bilgi veren Neşe Erkan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

‘’İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddeti bir insan hakkı ihlali olarak tanımlar. Kadınlara yönelik şiddeti ortadan kaldırmayı ve kadınların insan haklarını korumayı amaçlar. Şiddetin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yattığını tespit eder. Kadına yönelik şiddetin ve ev içi şiddetin ortadan kalkması için devletlerin kapsamlı ve bütüncül politikalar geliştirmesi gerektiğini söyler. Devletlerin şiddeti bitirmek için toplumsal cinsiyet eşitliğini hem yasalarında hem de toplumsal yasamda hayata geçirmesi gerektiğini belirtir. İstanbul Sözleşmesi; şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi olan tüm kadınları ve kız çocuklarını korur. Birlikte yaşayıp yaşamadığına bakılmaksızın, ev içi şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi olan kadınları, çocukları, yaşlıları, engellileri, göçmen ve mültecileri, kısaca herkesi korur. Eşin, eski eşin veya partnerin şiddetinden, abinin, babanın veya diğer aile bireylerinin kısaca en yakınımızdakilerin şiddetinden korur. İşyerinde patronun, okulda öğretmenin, karakolda polisin ya da sokakta, çarşıda veya toplu taşımada tanımadığımız erkeklerin şiddet ve tacizinden korur. Irk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü nedeniyle ayrımcılık yapmaksızın korur. Özel sektör ve medya da dâhil olmak üzere, toplumu kadına karşı şiddetin bir insan hakları ihlali olduğu konusunda bilinçlendirmeye çağırarak korur. Eşitliği ve ayrımcılıkla mücadeleyi okul müfredatına ekleyerek, şiddete karşı farkındalığı erken yaşta kazandırarak korur.

‘’Biz kadınların yaşamasını istiyoruz.’’ İfadelerini kullanan Erkan, açıklamasını şöyle tamamladı:

‘’ Kadınlar yaşamak istiyorum çığlıklarını yükseltirken İstanbul Sözleşmesini feshetmek; onların yaşam haklarına bir saldırıdır. Katilin elindeki silah, gözündeki hınç ve nefret olmaktır. Hep söyledik yine söylüyoruz. Kadın cinayetleri politiktir. İstanbul Sözleşmesini feshetme kararı bu ülkedeki kadınları hiçe saymak, kadın cinayetlerini görmezden gelmektedir. Kadınları hayatta tutamayan, tecavüz ve şiddetten kurtaramayan iktidarın ülkemizin alnına sürdüğü bir kara lekedir. Kadınlar hız kesmeden saldırıları süren iktidara ve onun yarattığı gerici odaklara karşı mücadele etmeye devam edecektir. Gece yarısı kararnamesi değil; yeri yarsanız, göğü başımıza geçirseniz de haklarımızdan da, hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Haklarımızın ve hayatlarımızın teminatı olan İstanbul Sözleşmesini savunacağız. Biz Türkiye Kent Konseyleri Platformu Kadın Meclisleri olarak; temel hak ve özgürlüklerimizi kullanmak, demokratik bir hukuk devletinde eşit, özgür ve şiddetten uzak bir yaşam sürmek isteyen herkesi İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmaya çağırıyoruz.’’

YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.